x’Doğmamıştır, doğurulmamıştır’ evet bir Kur-an ayetidir. Bir ayeti bir kaset gibi, üzerinde düşünmeden tekrarlayıp durursan o ayeti cikletleştirmiş olursun. Tanrı’nın doğum günü adını duyduğunda, Kur-an içeriğine biraz aşina olan kimselerin verdiği tepki ‘Haşa! Doğmamıştır, doğurulmamıştır!’ olabiliyor.
‘Tanrı’nın’ doğum günü’nden, bir bebeğin ana karnından avaz-ciyak dünyaya geldiği, kanlı canlı haliyle başaşağı tutulup poposundan şaplatıldığı enstaneyi, insanın doğduğu günü anlamak, kişinin kendi hayal yeteneğiyle ilgili bir sorundur. Bizim bahsettiğimiz: İnsanın değil TANRI’NIN doğum günü’dür. TANRI’NIN doğum günü’nde, insanınki gibi haşa! denebilecek bir sahne yoktur.
Tanrı da ‘doğar’. Sen ona olan imanını yeniledikçe, ona olan sevgine sevgi ekledikçe TANRI YENİDEN DOĞAR. Tanrı’nın ‘doğum günü’ bunu anlatan bir söz sanatıdır. Kitabın adını en başta önyargıyla karşılayan okuyucular, bu kitaba verilebilecek Tanrı’nın doğum günü’nden daha güzel bir isim olamayacağında birleşmişlerdir.
Bir insanın ‘Tanrı böyle söz sanatlarından hoşlanmaz!’ diyebilmesi için onun hiç Kur-an okumamış olması gerekir. Kur-an, vurgularını algılatabilmek adına farklı ve sıradışı anlatımlara kalkışan, ‘Allah anlaman için şu misali verdi:’ takdimiyle, konuların bambaşka olgular üzerinden anlatıldığı bir kitaptır. Kur-an dümdüz ‘Öldürmeyin!’ diyen On emir değildir. Kur-an ‘Tecessüs etmeyin’i, ‘içinizden kim ölü kardeşinin etini yemeyi sever, işte bundan tiksindiniz, tecessüs de işte böyle tiksinilecek birşeydir’ diyerek anlatan, benzetmelerin, metaforların, anlatım sanatlarının Kur-an’ıdır.
Kişilerin önyargılarını bir kenara ayırırsak… Acaba Allah’ın kendi varlığı ‘doğum’ kavramına nasıl bir anlam yüklemiştir? Tanrı, tek bir bakış açısıyla anlamlandırılamayacak, tek bir isimle de adlandırılamayacak bir sonsuzluktur. Tanrı’yı anlamak isteyen bir Müslüman’ın ona elinden geldiği kadar çok geniş bakması, sınırsız düşünmesi gerektiğinin bir delili Esma-ül Hüsna’dır. 99 isminin olduğunu anlatan bir varlık ezber sözlerle çözümlenemez. Hayal gücü yoksa, iman da yoktur. Kur-an, Allah’a verdiği onca ismin dahi onu sınırlamasına izin vermemiştir. ‘En güzel isimler O’nundur.’ demekle ‘Hayal edebileceğin en güzel isim ne ise, Tanrı’nın ismi O’dur ‘un altını çizer.
Hayal gücüne kapalı bir zihnin Tanrı kavramına erişimi engellenmiştir. Kur-an ayetlerini üzerinde hiç düşünmeden cikletleştiren insanlarımıza: Tanrı’nın, anaların doğurganlık uzvuna neden Esma-ül Hüsna’dan, kendi mukaddes adlarından birini verdiğini düşünmelerini tavsiye ediyoruz. Binyılın Kur-an tefsirine, ‘Doğmamıştır, doğurulmamıştır!’ ezberleri ile peşinen karşı çıkmak yerine, Kur-an surelerinin neden BismillahirahmanıRAHİM’lerle başladığını merak eden tüm Müslümanları Tanrı’nın doğum günü’ne bekliyoruz.
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA