Yurtdışı sipariş mümkün mü? Nasıl?

xMümkün. Dünyanın her yerine. Doğumgünü.com.tr sitemizde, satın aldığınız kitapların, bulunduğunuz ülkeye, PTT tarifeleri üzerinden ulaştırılma bedelini anında hesaplayan bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Bu tam otomatik sisteme geçene kadar yurtdışı siparişleri 2 aşamadan oluşuyor.

Yapmanız gerekenler:

1- Siparişinizi normal olarak tamamlayın. Teslimat adresinizi, yurtdışında kitapların teslim edilmesini istediğiniz adres olarak tanımlayın.

2- Ödeme sayfasına geldiğinizde PAYPAL: KREDİ KARTLI ÖDEME SİSTEMİ’ni seçin.

Bu aşamadaki seçiminizi Paypal Express olarak yapMAmaya dikkat edin.

3- Siparişinizin ödemesini tamamlandıktan sonra, siparişinizin bulunduğunuz ülkeye gönderimiyle ilgili kargo ücretini PTT sayfasındaki fiyatlandırmalar üzerinden hesaplayarak bu rakamı sizden, Paypal üzerinden talep edeceğiz. Paypal Express’i seçmediğimiz için, paypal firmasına Doğumgünü olarak ikinci kez komisyon ödemiyor olacağız.

Süreç tamamlandığında imza kitaplarınız kargoda.

Haşa! Tanrı'nın doğum günü diye kitap ismi olur mu?!?

x’Doğmamıştır, doğurulmamıştır’ evet bir Kur-an ayetidir. Bir ayeti bir kaset gibi, üzerinde düşünmeden tekrarlayıp durursan o ayeti cikletleştirmiş olursun. Tanrı’nın doğum günü adını duyduğunda, Kur-an içeriğine biraz aşina olan kimselerin verdiği tepki ‘Haşa! Doğmamıştır, doğurulmamıştır!’ olabiliyor.

‘Tanrı’nın’ doğum günü’nden, bir bebeğin ana karnından avaz-ciyak dünyaya geldiği, kanlı canlı haliyle başaşağı tutulup poposundan şaplatıldığı enstaneyi, insanın doğduğu günü anlamak, kişinin kendi hayal yeteneğiyle ilgili bir sorundur. Bizim bahsettiğimiz: İnsanın değil TANRI’NIN doğum günü’dür. TANRI’NIN doğum günü’nde, insanınki gibi haşa! denebilecek bir sahne yoktur.

Tanrı da ‘doğar’. Sen ona olan imanını yeniledikçe, ona olan sevgine sevgi ekledikçe TANRI YENİDEN DOĞAR. Tanrı’nın ‘doğum günü’ bunu anlatan bir söz sanatıdır. Kitabın adını en başta önyargıyla karşılayan okuyucular, bu kitaba verilebilecek Tanrı’nın doğum günü’nden daha güzel bir isim olamayacağında birleşmişlerdir.

Bir insanın ‘Tanrı böyle söz sanatlarından hoşlanmaz!’ diyebilmesi için onun hiç Kur-an okumamış olması gerekir. Kur-an, vurgularını algılatabilmek adına farklı ve sıradışı anlatımlara kalkışan, ‘Allah anlaman için şu misali verdi:’ takdimiyle, konuların bambaşka olgular üzerinden anlatıldığı bir kitaptır. Kur-an dümdüz ‘Öldürmeyin!’ diyen On emir değildir. Kur-an ‘Tecessüs etmeyin’i, ‘içinizden kim ölü kardeşinin etini yemeyi sever, işte bundan tiksindiniz, tecessüs de işte böyle tiksinilecek birşeydir’ diyerek anlatan, benzetmelerin, metaforların, anlatım sanatlarının Kur-an’ıdır.

Kişilerin önyargılarını bir kenara ayırırsak… Acaba Allah’ın kendi varlığı ‘doğum’ kavramına nasıl bir anlam yüklemiştir? Tanrı, tek bir bakış açısıyla anlamlandırılamayacak, tek bir isimle de adlandırılamayacak bir sonsuzluktur. Tanrı’yı anlamak isteyen bir Müslüman’ın ona elinden geldiği kadar çok geniş bakması, sınırsız düşünmesi gerektiğinin bir delili Esma-ül Hüsna’dır. 99 isminin olduğunu anlatan bir varlık ezber sözlerle çözümlenemez. Hayal gücü yoksa, iman da yoktur. Kur-an, Allah’a verdiği onca ismin dahi onu sınırlamasına izin vermemiştir. ‘En güzel isimler O’nundur.’ demekle ‘Hayal edebileceğin en güzel isim ne ise, Tanrı’nın ismi O’dur ‘un altını çizer.

Hayal gücüne kapalı bir zihnin Tanrı kavramına erişimi engellenmiştir. Kur-an ayetlerini üzerinde hiç düşünmeden cikletleştiren insanlarımıza: Tanrı’nın, anaların doğurganlık uzvuna neden Esma-ül Hüsna’dan, kendi mukaddes adlarından birini verdiğini düşünmelerini tavsiye ediyoruz. Binyılın Kur-an tefsirine, ‘Doğmamıştır, doğurulmamıştır!’ ezberleri ile peşinen karşı çıkmak yerine, Kur-an surelerinin neden BismillahirahmanıRAHİM’lerle başladığını merak eden tüm Müslümanları Tanrı’nın doğum günü’ne bekliyoruz.

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Kitap süper, nerede toplanıyoruz?

Olduğumuz yerde… Levh-i Mahfuz sadece bir bilinç dalgasıdır. Yazar ile okuyucu, toplantılarda, imza günlerinde değil, ortak düşüncelerde buluşur. Okuyucularımız, kitabı okuyanlarla dolu ortamları aramak yerine, bulunduğu ortamı kitapla buluşturmak yolunu izler. Levh-i Mahfuz bilinci, mekânlara sığmayacak bir bilinç dalgasıdır. Dünyanın dört bir yanına dağılmış, sayıları gün geçtikça artan Levh-i Mahfuz okuyucuları, aynı düşüncelerde buluştuğu diğer insanları kardeşlikle sevecek kadar yakın, birbirini yolda görse tanımayacak kadar uzaktır.

Bu kitap neden paralı?

Bu kitabın parasız olabilmesi için gereken unsurlar şunlardır:

- Parasız matbaa.

- Parasız işçiler.

- Parasız kağıt.

- Parasız nakliyeciler.

- Parasız kitapçı mağazaları.

Bu kitap parasız olsaydı, bu kitabı merak ederken soracağınız soru: ‘Bu değirmenin suyu nereden geliyor?’ olurdu. Maddi karşılık ödenerek alınmış bir kitap: okuyucunun okuma, yazarın yazma özgürlüğüdür.

Ayrıca. Kitapların fiyat etiketlerinin sadece %10′u yazarlara ödenen bedeldir. Kitaba ödenen paranın %90′ının yazar dışı parametrelere yapılan ödemedir. İnsanların bedel ödeyerek sahip olduğu şeylere daha büyük değer verdiği de bir diğer gerçektir.

Yazılar isimsiz, buRAK'ınkiler neden imzalı?

Yazılardan isimlerin kaldırıldığı günlerden itibaren, buRAK özDEMİR yazıları da isimsiz yayınlanmaya başladı. Bu uygulama pratikte bazı zorluklar doğurdu. Dezenformasyon… Her yazı üzerinde ‘Bunu buRAK mı yazdı?’ sorgulaması, okuyucularımız için yorucu oldu ve onların haklı isteğiyle, yazar yazıları ayırdedici ‘sevgiyle’ imzasıyla birlikte yayınlanmaya başlandı.

Günlükte yazılar neden isimsiz?

2007 yılındaki ‘kişiler katından çekiliş’ yazısından itibaren günlükte, kişiler ve kişilikler üstü bir içeriğe geçilmiştir. Tıpkı ‘bizim kitabımız’ deyişindeki gibi, okuyucu aileden gelen mektuplar, A’nın B’nin satırları olmak yerine, aidiyetsiz, kişiliklerden bağımsız mektuplar olarak yer almaya başladı. İsimsizlik, kişiliklerin geriplana iterken, fikirlerin daha önplana çıkması sonucunu getirdi. Egoların, benliklerin meskeni olan kişiler katından çekilmek ve bir alt ya da bir üst diyemeyeceğimiz, bir derin kat olan öz varlığına geçişte bu yaklaşımın katkısı büyüktü.

Kişiler Katından Çekilme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Neden 'bizim' kitabımız…

Tanrı’nın doğum günlüğü’nü ziyaret ettiğinizde dikkatinizi çekecektir. Kitabın okuyucu ailesi, kitaptan ‘bizim kitabımız’ diye bahseder. Bunun nedeni, kitaba herhangi bir yüce anlam ifade etmek değildir. ‘Bizim kitabımız’ deyişi, fikirlerin kişisel düzlemde ele alınmasının önüne geçmektir. Amaç: ‘küçük adamlar kişileri, büyük adamlar fikirleri tartışır’ anlayışının içinde, ‘Benim fikrim, senin fikrin, onun fikri’ tekerlemelerinin de dışında kalmaktır. ‘Böyle düşünüyorsan, bu kitap sadece yazarının kitabı değildir. Bu felsefe, bu devrim, bu kitap, senin, benim, onun, özetle hepimizin kitabıdır.’ Yazar, sadece bir vesiledir. ‘Bu kitabı sen yazmış da olabilirdin, bana kısmet oldu ben yazdım.’ konforunu bize veren yaklaşım, ‘bizim kitabımız’ yaklaşımıdır. Bu yaklaşım aynı zamanda, böyle bir kitabın ortaya çıkmış olmasının gururunun okur ile yazar arasında bölüşülmesidir.

Peygamber Çocuklar, İndigo Mehdi, Tanrı'nın doğum günü, Levh-i Mahfuz…

Bu kitap 2006 yılında Tanrı’nın doğum günü olarak kaleme alındı. 2007 başında, Tanrı’nın doğum günü genişletilmiş baskı ile okuyucularla buluştu. 2009 Ekim ayına kadar yeni bir içerik eklenmedi. 2009 Ekim ayında iki kitabın birarada olduğu Levh-i Mahfuz cildi yayınlandı. Bu cildin A yüzü, Tanrı’nın doğum günü’ydü. B yüzü ise yepyeni kitap olan İndigo Mehdi bölümüydü. 2010 Nisan ayında Tanrı’nın doğum günü ile İndigo Mehdi, ayrı 2 kitap olarak yayınlandı. İndigo Mehdi, Peygamber Çocuklar ismini aldı. Peygamber Çocuklar isimli kitap, Levh-i Mahfuz’un B yüzü olan İndigo Mehdi’ye nazaran yeni eklemeler ve editoryal düzenlemeler içeriyordu. Versiyon 2.2 adıyla yayınlandı. Şu anda, Temmuz 2010 itibariyle Levh-i Mahfuz cildi yeniden yayınlanıyor. A yüzünde herhangi bir değişiklik yok. B yüzü İndigo Mehdi ise, tıpkı Peygamber Çocuklar kitabındaki yeni haliyle, 2.2 versiyonuyla okuyucularıyla buluşuyor. Levh-i Mahfuz’un ne gibi yenilik ve değişiklikler içerdiğini anlatan versiyon notlarını önümüzdeki günlerde bulabileceksiniz.

Kitap versiyonu nedir?

Levh-i Mahfuz, versiyonlar halinde kaleme alınan bir Kur-an tefsiridir. Yeni versiyonlarla amaçlanan, kitabın her yeni sürümünde ihtiyaca dönük yeni eklemelere yer vermektir. Bu kitabın versiyon mantığında değiştirmeler, çıkarmalar yoktur, sadece ve sadece yeni eklemeler vardır. Hakikat, yalpalamayan, zigzagsız bir yoldur. Diğer yanda da hakikat, kendi içinde gelişim gösterir. Yeni versiyonlar için ‘tam zamanıdır’ işareti bizi çevreleyen zaman-mekân-insan faktöründen gelir. Versiyonlar geriye değil ileriye doğru atılan adımlardır. Levh-i Mahfuz’un A yüzü olan ve ilk olarak 2006’da yayınlanan Tanrı’nın doğum günü Dona pasajlarındaki her bir noktanın hükmü, geçerliliğini aynen devam ettirmektedir. Levh-i Mahfuz B yüzü olan ve 2009’da yayınlanan İndigo Mehdi [Peygamber Çocuklar 2010] yüzü ise tamamlayıcı, ekleyici ve derinleştirici 2. bölümdür.

Bu kitabı neden gazetelerde, televizyonlarda görmüyorum?

Kitapların sesini duyurmak adına, kanal kanal gezip, elinde bir ciltle ekran söyleşilerine katılmak, yazarların kaçınılmaz kaderi. Tanrı’nın doğum günü çıktığından bugüne geçen 4 yılda, biz de çeşitli televizyon programlarından davetler aldık. Bu yazgıya boyun eğmeyi reddediyoruz. Kitabın tanıtımını yapmak adına medya görünürlüğüne kapalıyız. [En iyi yazar ölü yazardır yazısı na burada erişilebilir.] 2007 yılında yazılmış Türküm, doğruyum, tartışkanım yazısına buradan erişilebilir.

Bugüne kadar sadece Tempo dergisi (2006), Sevgi dünyası (2007) ve Aktüel dergisi (2007) ile gerçekleşmiş 3 söyleşi var.

Iphone… Sitelerimize mobil erişim…

Uygulamamız web-app mode’unda çalışıyor. Satın alması yok, yüklemesi engelsiz, denetimi sansürü sıfır. Iphone kullanıcıları Safari’de, Android kullanıcıları da kendi internet gezginlerinde tanrinindogumgunu.com adresine giriyor. + işaretine basıyor, ‘Ana ekrana ekle’ seçeneğini seçiyor. İşte bu kadar. Yüklendi.
Mobil uygulamalı 4 sitemiz:
www.tanrinindogumgunu.com
www.burakozdemir.org
www.levhimahfuz.info
www.levhimahfuz.org/okuyucu

Yıl 2102 neyle ilgili?

Remzi Kitabevi tarafından 2002 yılında yayınlanan ilk buRAK özDEMİR kitabı ile ilgili bir yazıya
buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.